YAŞ VE GELİŞİM EVRELERİ
Öğretmenler ve anne babalar çocukların farklı fiziksel, duygusal ve zihinsel gelişim düzeylerine sahip olduklarını bilirler. Bu düzeyler genellikle kronolojik yaş ile uyumlu olmaz .
Yine, de okullar öğrencileri kronolojik yaşlarını temel alarak guruplandırırlar. Öğrenci ve öğretim programını bir araya getirirken dikkate alınması gereken en önemli konu bu olduğu halde eğitim sistemimiz bunu genellikle göz ardı eder.
Çocuklar için en uygun eğitimi planlamak ve sunmak için,öncelikle onların gelişim evrelerinin göz önünde bulundurulması gerekir. Her öğrencinin kişiliği ve gelişimi özgün olmakla birlikte aynı yaşlarda gösterdikleri benzer özellikler vardır.
Columbia Üniversitesinde (Çocuk ve Psikoloji Clarice kestenbaum beş-on yaş arasında iki dönemi iki evreye ayırmaktadır,Bunlar
beş-·yedi yaş ve
yedi-on yaş evreleridir.)
Beş-yedi yaş evresinde çocukların göstermiş olduğu ortak özellikler: Dikkatleri birincil olarak kendilerine yöneliktir ve bu duygularını öğretmenleri ve arkadaşlarına yayabilirler.
Gurup içinde çalışma ve oynamaya hazırdırlar,
paylaşmayı bilirler,
oturup öğretmeni dinleyebilirler,
yönergeleri izleyebilir ve konsantre olabilirler,
ne zaman ve nasıl sessiz olunması gerektiğini bilirler.
Kendileri ile barışıktırlar.
Hayali oyunlar oynayabilirler,
artistiktirler ve mizah yüklü bir düşünce yapısına sahiptirler.
Cinsel kimliklerinin farkındadırlar.
Bazı değer yargıları oluşmuş, yanlış ve doğru duygusu gelişmeye başlamıştır,
başkaları hakkında keskin yargılar geliştirebilirler.
Bedenlerinin zarar görmesine karşı duyarlıdırlar. Örneğin, bir yerleri kesildiğinde vücutlarındaki bütün kanın boşalmasından korkabilirler.
Özellikle beş yaşında ayrılık kaygısına sahip olabilirler.
Aktif bir hayal güçleri vardır. Sanki "diledikleri gerçekleşecekmiş" gibi bir hayal dünyası kurabilirler. Öğretmenler ve veliler bu hayali düşünceleri sıkça "yalan" gibi yorumlamaktadırlar. Dr. Kestenbum bu yaşlarda bunun korkulacak bir durum olmadığını, bir çocuğun hayali birinin sütünü döktüğünü ya da boyalarını devirdiğini söylerken buna gerçekten inandığını ve bu türden fantezilerin somut mantıkla yan yana olabileceğini açıklamaktadır.
Soyut düşünme becerilerine henüz sahip değildirler.
Ben merkezcidirler ve sıkça kendilerini başkalarının yerine koymayı beceremezler.
Ayakkabılarını bağlama, üç ya da iki tekerleklï bisiklete binme, top atma, zıplama, atlama ve ritimli el vurma gibi motor becerilere sahiptirler.
Bu evredeki uyarı işaretleri Basmakalıp ya da tekrara dayalı oyunlar ya da sadece kendi başına oynama.
Kayıtsız kalma ve duygusuz davranışlar.
Sınıf içinde sorunlar çıkararak kendini ifade etme.
Bu yaşlarda çocuklardaki en önemli gelişimsel değişim, öğretmenin bulunduğu ortamlarda öğretmene gereksinim duymaksızın çalışabilme becerisidir. Okul öncesi çağda öğretmenle doğrudan birlikte çalışma gereksinimi duyan çocuk yedi yaşına geldiğinde kendi başına çalışabilir.
Dr. Kestenbaum 5-7 yaş evresini, çocukların dünyayı heyecan verici bir yer olarak algıladıkları "Harika Yıllar" şeklinde tanımlamaktadır.
Bu evrede çocuklar inanılmaz bir büyüme ve gelişme göstermektedirler. Erken gelişimsel evrede verilmesi gereken uygun eğitim konusunda görüş ayrılıkları vardır. Bazı uzmanlar okul öncesi eğitim döneminde resmî akademik eğitime karşı çıkarken, bazı uzmanlar da sorunun akademik eğitim verilmesinden değil, kullanılan öğretim metotlarından kaynaklandığını öne sürmekte ve bu evrede hiçbir becerinin, aynı zamanda ve aynı yolla kazanılmayacağını savunmaktadırlar.
İkinci önemli gelişim evresi olan 7-10 yaş döneminde çocukların sahip olduğu özellikler ve beceriler :
Sezgisel düşünmenin yerini mantıksal düşünmeye bıraktığı "nedensellik dönemi'' başlar.
Bilişsel büyümenin büyük bir bölümü bu dönemde gerçekleşir.
Bu evrede çocuklar örgün eğitim için hazırdırlar.
Motor becerilerin kazanılmasında inanılmaz bir gelişme gösterirler.
Dinleme becerilerinde kaydedilir bir gelişme gözlenir.
Uzlaşma ve işbirliği için kazandıkları yeni becerileri kullanarak yakın arkadaşlıklar kurma becerisi geliştirirler.
Oyunda yenilgiyi kabul edebilirler ve yenildikleri için yıkılmazlar.
Kuralları kabullenir ve harfiyen uygularlar.
Karne, not ya da öğretmenin övgüsü gibi somut ödüllere cevap verirler.
Korkuları kabullenmezler.
Bu evredeki uyarı işaretleri:
Yaş guruplarından kendini soyutlama ya da mahrum bırakma.
İyi yapamama korkusu,
sürekli olarak ödül ve övgülere gereksinim duyma.
Her zaman birinci olma ve kazanma gereksinimi.
Karma Yaş Gurupları :
Çocukların farklı derecelerde gelişim göstermesi nedeniyle eğitimciler öğrencilerin kronolojik yaşlarına göre değil, gelişim düzeylerine göre guruplandırılmaları gerektiğini savunmaktadırlar. Birçok uzman örneğin çocuk gelişimi uzmanı David Elkind karma yaş guruplandırmasının küçük çocuklar arasındaki doğal çeşitliliği sağlamak açısından en etkili yol olduğuna inanmaktadır.
Bu yöntemde, ileri düzeydeki küçük çocuklar daha büyük ama daha yavaş çocuklar ile guruplandırılabilir, ya da büyük çocuklar küçük çocuklara rehberlik etmeleri için kullanılabilir. Bu uygulama her iki tarafa da önemli ve yararlı öğrenme yaşantıları kazandırabilir.
Çoğu stratejide olduğu gibi karma yaş guruplandırmasında da sınırlılıklar vardır.
İki ya da üç farklı gelişim düzeyi için ayrı öğretim programı uygulama,
öğretmen öğrenci arasında zayıf iletişim,
büyük çocukların velilerinin direnci ile karşılaşma gibi.
Fakat Elkind bu sorunların hiçbirinin başa çıkılmaz türden olmadığını ve karma yaş guruplandırmasının yararlarının ağır bastığını belirtmektedir. Bu konuda çeşitli öğretmen görüşleri karma yaş gurubu uygulamasını onaylayan veriler sağlamaktadır.
Örneğin:
Karma yaş guruplu sınıflarda çocuklara olgunlaşmaları için yeterli zaman sunulmaktadır.
Karma yaş guruplandırması ile doğal bir öğrenen topluluk yaratılmaktadır.
Sınıf giderek genişleyen bir aileye dönüşmektedir.
Hepimiz birbirimize öğretmekte ve birbirimizden öğrenmekteyiz.
Öğrenciler kendi öğrenme düzeyleri ile gelişim göstermektedir.
Müfredat programı ve değerlendirme her öğrenci üzerinde bireysel olarak odaklanmaktadır.
Kaynak: http://adana.meb.gov.tr/sayfalar/cokluzeka2.htm
Kaynak: Hatice BAL
HİE/ Eğitim Teknolojisi Formatörleri Kursu
07-18 Haziran1999 - İZMİR
..............
|