|
|
SATRANCIN ÇOCUK EĞİTİMİNDEKİ ROLÜ VE ÖNEMİ
Her anne ve baba çocuğunun bedensel zihinsel ve duygusal olarak gelişmesini ister. Bu nedenle pek çok anne baba çocuğunu sportif bir aktiviteye veya sosyal bir etkinliğe gönderir. Bunda amaç çocuğun gelişimi yanında çevresini daha iyi tanımamalı a iyi iletişim kurması ve sosyal yönünü daha fazla geliştirmesidir. Sportif faaliyetler ve sosyal etkinlikler bunun bir aracıdır. Satranç sporunun da bu alanda farklı ve özel bir önemi vardır.
Satranç sporunun bu konudaki yeri farklıdır Bunun böyle olması da doğaldır. Çünkü satranç ile yasam arasında hiçbir oyuna nasip olmayan bir benzerlik vardır. Diğer sporlar ile yaşam arasında da benzerlikler kurulmaya çalışılmış, bu konuda kitaplar hatta filmler de çekilmiştir. Ama hiç birinin yaşama benzerliği satranç kadar olamaz Çünkü satranç, pek çok spor gibi hayattan kopuk yapay olmayıp bizzat hayatın gerçeklerinden esinlenerek ortaya çıkmış bir oyundur. Yaşamda var olan ve hep var olacak mücadelenin tahta üzerinde anlatımıdır. Benjamin Franklin 'Satranç bir tür yaşam, yaşam bir tür satrançtır/ diyerek bu beraberliği dile getirmiş. Satranç milli takımı eski çalıştırıcısı Vcoıkov ise bu benzerliği 'Büyük hayatın küçük bir modeli olarak tanımlamıştır.
Akla su soru gelebilir. Satranç ile yaşam arasında ben/erlik olmasının satranç oyuncularına, çocuklarımıza faydası nedir? Satrancın çocuk eğitiminde katkısının önemi burada yatmakladır. Madem ki yaşam ile satranç arasında bu kadar benzerlik vardır Madem ki satranç hayatın küçük bir modelidir. Bu modeli iyi kavramak hayatı tanımaktır. O halde gerçek yaşamda uygulamak istediklerimiz için bu modelden yararlanabiliriz. Öğrenmeyi öğretme aracı olarak kullanabil liriz.
Çocuk eğiliminde satrancı bir araç olarak kullanıp hayata yönelik mesajlarımızı satranç modeli üzerinden verebiliriz. Biz bunu yapmasak bile oyunun felsefesini kavramaya bağlayan çocuk, satranç için değerli olanın hayal İçinde geçerli olacağını anlayacaktır. Bu konuda satranç öğretmenlerine de büyük görev düşmektedir. Satranç sadece bir oyun olarak düşünülmemeli, ardındaki düşünce birikimi, felsefesi uygun dozlarda çocuğa verilmelidir. Bu şekilde bu oyundan arzu ettiğimiz maksimum faydayı sağlamış oluruz.
Çocuklarımıza iyiyi kötüyü, neleri yapıp neleri yapmaması gerektiğini didaktik bir anlayış içinde öğretmeye çalıştığımızda bunun pek yarar sağlamadığı bir gerçektir. Oysa satranç, oyun içinde yapılacak bir hamlenin oyunu nasıl şekillendireceğini, oluşan yeni durumun ne gibi sonuçlar doğurabileceğini bir neden-sonuç İlişkisi içinde ortaya koyar. Bunun sonucunda çocuk günlük hayatta yapacağı davranışların satrançta olduğu gibi belli sonuçlan olduğu gerçeğini kavrar. Onları evrelerine karşı daha sorumlu olmaya yöneltir.
(Satranç Eğitimi Öğretmen Kılavuz Kitabından Alınmıştır)
|
| |
|
| |
|
| |
|
|
|
|